FMF TANIYALIM

FMF TANIYALIM :

FMF nasıl bir hastalıktır?

Bu ilginç hastalık çoğu kez çocukluktan başlayarak düzensiz aralıklarla tekrarlayan yüksek ateş ile birlikte karın ağrısı, yan ağrısı ve diz veya ayak bileği eklemlerinde ağrılı şişlikler yapar. Hastayı çok rahatsız edecek ve doktorların apandisit sanmasına yol açabilecek kadar şiddetli yakınmalar 24-72 saat içinde kendiliğinden düzelir ve hasta tamamen sağlıklı bir hale döner. Aynı tablo birkaç hafta sonra geri gelir.

FMF “ailevi” bir hastalık mıdır?

Evet, FMF otozomal resesif tipte kalıtımsal bir hastalıktır. Otozomal olması nedeniyle cinsiyetimizi belirleyen kromozomlardan bağımsız (bundan dolayı da kadın ve erkeklerde hemen hemen eşit sıklıkta), resesif (çekinik) olması nedeniyle ancak hem annesi hem de babası hastalık genini taşıyanlarda görülür.

FMF hastalığının adındaki “Akdeniz“ nereden geliyor?

İlk önceleri FMF Ortadoğu kökenli musevilerde tanımlanmıştır, daha sonraları Türkler, Ermeniler ve Araplar da bu gruba katılmıştır. Böylece Akdeniz bölgesinde yaşayan insanların hastalığı olduğu düşüncesi doğmuştur. Günümüzde Akdeniz kökenli insanların dünyanın her köşesinde varolduklarını unutmayalım.

Ateş ve ağrıların nedeni nedir?

FMF hastalığı kanımızdaki akyuvarların içinde bulunan ve muhtemelen iltihap uyarıcısı etkenlere karşı frenleme görevi olan bir proteinin yetersiz görev yapmasından kaynaklanmaktadır. Bu yeni keşfedilmiş bir proteindir ve henüz adı bile kesinlik kazanmamıştır. Ateş yapıcı özelliği nedeniyle “pyrin”, Akdeniz bölgesinden ilham alınarak da “marenostrin” (Romalılar Akdeniz’e bu ismi vermişlerdi) beraber kullanılmaktadır: PYRİN/MARENOSTRİN. Bu proteinin yetersizliği sonucunda basit ve engellenebilecek bir iltihabi olay FMF hastalarında şiddetli bir ateş ile birlikte karın zarı (periton), akciğer zarı (plevra) ve eklem zarı (sinovya) iltihabı yapar. Hastanın ağrılarının nedeni budur (böylece peritonit, plevrit ya da daha yaygın adıyla plörezi ve sinovit olutur).

FMF kaç yaşından sonra görülür?

Hastalık çoğu kez 5-15 yaş dolaylarında belirti vermeye başlar, seyrek olarak daha erken ve daha ileri yaşlarda da başlayabilir. 40 yaşını geçmiş bir kişide FMF’in başlaması nadirdir.

Hastanın yaşı ilerledikçe ataklar hafifler mi?

Genellikle evet ama çok iyimser olmak mümkün değil.

FMF’in tedavisi var mıdır?

Evet koltisin isimli bir ilaç FMF ataklarının gelmesini çoğu kez engeller ya da daha seyrek ve hafif geçmesini sağlar. Bu ilaç ancak sürekli (yani her gün) kullanılırsa gerçek etkinliğini gösterir. Günlük dozu 1-2 mg’dır (günde 2-4 tablet). Türkiye’de “Colchicum Dispert” ve “Kolsin” isimleriyle satılmaktadır, her tablette 0.5 mg kolşisin bulunur.

Amiloidoz nedir?

Uzun yıllar tedavi edilmeksizin tekrarlayan iltihap atakları FMF hastalarının bir kısmının vücudunda “amiloid” adı verilen bir maddenin birikmesine yol açar. Amiloid maddesi FMF’de en çok böbreklerde birikir ve ağır bir hasar yapar, hastalar böbrek yetmezliği nedeniyle diyalize ya da börek nakline muhtaç hale gelirler. Düzenli koltisin kullanan hastalarda amiloidoz hiç görülmemittir.

Kolsişinin ne gibi yan etkileri var?

Kolşisin kullanan hastalarda seyrek olarak ishal ve gaz yakınmaları görülür. Eğer bu kişiler ilacı bir süre için daha düşük dozda alır ya da tümüyle ara verirlerse düzelirler. Süt ve süt ürünlerini azaltan hastalarda bu yan etkiler genellikle hafifler. Yan etkilerinden dolayı kolşisini kesmek zorunda kalan hasta sayısı çok azdır. Diğer yan etkiler (kaslarda iltihap, lökosit ve trombositlerde azalma, sperm sayısında azalma) ender görülürler. Kolşisinin kısırlık yaptığı kanıtlanmamış bir iddiadır. Amiloidoz riskinden tek uzaklaşma olanağı kolşisindir ve hastaların ilaca bağlanması gerekir.Ağrı kesici olarak dikloron 100 mg kullanılabilmektedir. Doktorunuza danışmadan kullanmak tehlikelidir.  FMF LİLER ASKERLİKTEN MUAF DURUMDADIRLAR DİĞER YAZILARIMIZDA NASIL MUAF OLUNACAGI ANLATLMAKTADIR..

Yorum Yaz